Haberler

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen BAĞIŞ Ulusal Ajans'ın 2012 yılını değerlendirdi

İSTANBUL (A.A) - Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB'nin, Grundtvig Programı aracılığıyla 35 gence portakal reçeli yapmayı öğreten 91 yaşındaki Fatma Cenan Yaşargil'den bile ders almaya başladığını belirterek, "Fatma teyzenin ağızları tatlandıran reçeli aslında AB'ye de iyi gelir. Bugünlerde Avrupa'da bir takım hazımsızlık sorunları yaşayanlar var. Türkiye ile ilgili sindirim sorunu yaşadıklarını dile getirenler var. Onlara Fatma ninenin reçellerini tavsiye ediyorum" dedi. Bağış, AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkez Başkanlığı (Türk Ulusal Ajansı) faaliyetlerine yönelik bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada, Türk Ulusal Ajansı'nın çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bakan Bağış, Türkiye'de köy okullarında dahi Ulusal Ajans projeleri gerçekleştiğini belirterek, "Köyünden hiç çıkmamış çocuklar ilçesini, ilini, Türkiye'nin büyük şehirlerini görmeden Avrupa'ya gidebiliyor" ifadesini kullandı.

 

 

Türkiye'nin AB'ye aday bir ülke olduğunu, ancak Türk Ulusal Ajansı'nın Türkiye'den evvel AB üyesi olduğunu kaydeden Bağış, ajansın stratejik bir işlev üstlendiğini söyledi. Bağış, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ajansa klasik bir devlet kuruluşu, bir bakanlığın yan kurulu olarak bakmak aslında hata olur. Bence Ulusal Ajans, Türkiye'nin en büyük hayır kurumu, en büyük vakfı. Ulusal Ajans, belki ramazanda iftar paketi dağıtmıyor. Ama o iftarın güzelliğinin, farklı sosyal statülere sahip insanların aynı sofrayı paylaşmasının anlamının, birlikte yokluğu varlığa çevirebilme kültürünün ne olduğunu Avrupa'ya anlatan on binlerce gencin o hissiyatını paylaşmasına sebep olan bir kuruluş. Belki maddi yardım dağıtmıyor. Ama maddi imkansızlıklar nedeniyle yurt dışına çıkamayan onbinlerce vatandaşımızın, gencimizin Avrupa'ya gidebilmesini sağlıyor. Belki yardıma muhtaç vatandaşlarımıza ihtiyaç duydukları araçları gereçleri sağlamıyor. Ama onların hayatında öyle bir takım değişiklikler yapıyor ki, bir daha o araçlara, o gereçlere fazla gereksinim duymuyorlar." Bağış, toplantıda Ulusal Ajans yararlanırlarının bazılarının da katılımcılarla tanıştırılacağım belirterek, şöyle devam etti:

 

"Bugün belki de bizi en çok etkileyecek olan Fatma Cenan Yaşargil teyzemiz. Fatma nine, 91 yaşında. En gencimiz. Allah uzun ömürler versin. Ama AB yolunda Ulusal Ajans programlarından Grundtvig Programı aracılığıyla 35 gence portakal reçeli yapmayı öğretti. O gençlerimiz de gittikleri AB üyesi ülkelerde Fatma nineden öğrendiklerini öğretti. AB'nin 91 yaşındaki Fatma ninemizden bile ders almaya başladığı bu dönemde, Türkiye'nin hassasiyetlerini çok ama çok net bir şekilde dünyayla paylaşabilmemiz lazım. Fatma teyzenin ağızları tatlandıran reçeli aslında AB'ye de iyi gelir. Bugünlerde Avrupa'da bir takım hazımsızlık sorunları yaşayanlar var. Türkiye ile ilgili sindirim sorunu yaşadıklarını dile getirenler var. Onlara Fatma ninenin reçellerini tavsiye ediyorum. Ulusal Ajans, böyle bir şey... Ulusal Ajans. 91 yaşındaki Fatma nineye de 7 yaşındaki yavrumuza da dünyayla bütünleşme sürecimizde önemli roller kazandıran bir kuruluşumuz. Sadece Erasmus Projesiyle bu yıl içerisinde 18 bin öğrencimizin ve 4 bin öğretim görevlimizin Avrupa'ya gitmesine vesile olduk.

 

 

" -Tam üyelikteki en büyük engel, önyargı"-

AB Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, ajansın, Türkiye'nin AB sürecindeki en önemli kazançlarından biri olduğunu belirterek, "Hep söylüyorum AB tam üyelik hedefimizdeki en büyük engel, aslında önyargılardır. Ülkemizin içerisindeki ve Avrupa'da da ülkemize karşı ön yargılardır" dedi. Önyargıları kırmak için ajansın kurulduğu günden bu yana 300 binden fazla vatandaşın AB üyesi ülkelere gitmesine, 100 binden fazla Avrupalı'nın da Türkiye'ye gelmesine vesile olduğunu anlatan Bağış, "400 bin kişi ve ailesiyle 1,5 milyon insandan bahsediyoruz. Onların komşuları, iş arkadaşları, okul arkadaşları dediğinizde halka büyüyor, büyüyor, büyüyor ve o önyargı sorununa hep birlikte çözüm geliştirmiş oluyoruz. Bu yüzden Ulusal Ajans, ulusal kazançtır. Bu yüzden Ulusal Ajans, 780 bin kilometrekaredeki bütün vatandaşlarımızın ulusal bilinç hareketidir. Ulusal Ajans, küresel fırsatların kapılarının sonuna kadar açılmasıdır" değerlendirmesinde bulundu.

 

Bakan Bağış, Ulusal Ajans'ın kurulduğu 2004'te projeden yararlanan sayısı 8 bin iken, bu yıl sayının 61 bine çıktığını belirterek, 2013 hedefinin 70 bin olduğunu kaydetti. -

 

"Torpil, kayırma söz konusu olamıyor"-

Bakan Bağış, ilk yıl 11 milyon avro olan Ulusal Ajans'ın bütçesinin bu yıl 110 milyon avroya çıktığını ifade etti.

 

AB üyesi ülkeler içerisinde Türkiye'nin önemini anlayamayanların sadece Ulusal Ajans'ın performansına bakarak, Türkiye'nin onlara neler kazandırabileceğini görebileceklerine inandığını söyleyen Bağış, şöyle devam etti:

 

"AB'den, bu programlar için 2004'ten bu yana 500 milyon avro fon kullanmışız. Toplamda 300 binin üzerinde vatandaşımızın yararlanıcı olmasını sağlamışız. Bu çok önemli bir rakam. Bu yıl bütçemizde yüzde 40 oranında bir artış yapıldı. AB bu artışı kara kaşımıza, kara gözümüze yapmadı. AB bu artışı, bu işi çok iyi yaptığımız için, Türk gençlerinin performansı çok iyi olduğu için, Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal ajansının diğer ulusal ajanslara ilham kaynağı olduğu için yaptı. Bu programın, yazılım programını arkadaşlarımız yaptı. Adına da Turna' dedi. Bütün ülkeler Turna'yı kullanmak için bizden izin istiyor. Bu kadar öğrencinin gönderilmesini ve seçilmesini, idare edilmesini, döndükten sonra takibinin yapılmasını sağlayacak yazılım programı, Avrupa'daki birçok ülke için muazzam bir performans göstergesi olarak kabul edildi. Birçoğu onu kullanmak istiyor. Şunun da altını çizerek söylemek istiyorum. Bu 70 bin öğrencinin belirlenmesinde hiçbir torpil, kayırma ne olumlu yönde ne olumsuz yönde etkileme söz konusu olamıyor."

 

-"Ben de Teksas, Tommiks satardım"-

Egemen Bağış, 2012 yılı içerisinde 15 bin farklı proje başvurusu alındığını belirterek, bunlardan 3 bin 500'ünün destek almaya hak kazandığını söyledi.

 

Bağış, 9 binden fazla vatandaşın da bireysel olarak başvurduğunu, bunların da yaklaşık 1600'ünün Avrupa'ya gitmeye hak kazandığını anlatarak. "2013 hedefimizi 70 bin olarak koyduk. İnşallah hedefimizi tutturacağız. Çocukken bir şarkı mırıldanırdık. 'Orada bir köy var uzakta' diye. Şimdi 'Şurada bir Avrupa var hemen yakında' diyebilecek noktaya geldik" diye konuştu.

 

Geçmişte çocuklar için simit satmak, ayakkabı boyamak ve su satmanın bir seçenek olduğunu ifade eden Bağış, "Ben bile çocukluğumda toptancılardan Teksas, Tommiks alır mahallemizde satardım. Bizim meşgalemiz buydu. Ama şimdi bizim gençlerimiz için yeni meşgalelerimiz var. Bizim çocuklarımız için çok farklı fırsatlar var. Bizim çocuklarımız artık dünyayla bütünleşiyor. Ülkesinin bir büyükelçisi gibi gittikleri ülkelerde önemli çalışmalar yapıyor" dedi.

 

 

-Bakan Bağış'a nazar boncuğu-

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen, bugün Türk Ulusal Ajansı'nın web sitesini de hizmete sokacaklarını belirterek, şöyle konuştu: "Hani eskiden bir laf vardı Taş atıp da kolun mu yoruldu' diye... Gerçekten kimsenin taş atmadan, kolu yorulmadan artık bütün sürecin yardımcısı olabilmesini sağlayacak, yeni bir enstrümanın da açılışını yapıyoruz. Ulusal Ajans'ın son derece kolay, kullanımı basit yeni bir web sayfasını paylaşıyoruz. 75 milyon vatandaşımıza bir çağrıda bulunuyoruz. Gelin Ulusal Ajans'taki bu fırsat kapısından içeri girin, talihinizi, istikbalinizi kendiniz belirleyin. Avrupa'ya gitmek artık bir hayal değil. Avrupa'ya gitmek artık Türkiye'nin zenginlerine, elitlerine, Türkiye'nin kaymak tabakası olarak bilinen kişilere has bir duygu değil. Artık Avrupa'ya gitmek bu ülkenin her bir vatandaşının elinin altındaki bir fırsat." Bakan Bağış daha sonra Grundtvig Programı aracılığıyla 35 gence portakal reçeli yapmayı öğreten 91 yaşındaki Fatma Cenan Yaşargil ile diğer bazı Ulusal Ajans yararlanırlarına plaket verdi ve onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

 Bu arada, Fatma Cenan Yaşargil, Bakan Bağış'ı, yaptığı reçellerden tatması için davet etti. "Çalışmalarınızda nazar değmesin" diyen Yaşargil, Egemen Bağış'a nazar boncuğu da taktı.

Muhabir: Muharrem Aksakallı

Yayıncı: Sibel Ertürk Kurtoğlu

10 Aralık 2012 Pazartesi
http://bit.ly/122blk7